logo

ÖZKAN: “Vesayetçi Yargı Anlayışını Yıktık”

ÖZKAN: VESAYETÇİ YARGI ANLAYIŞININ YERİNE, MİLLETİN YARGISINI İNŞA ETTİK

AK Parti MKYK Üyesi, Denizli Milletvekili Av. Cahit Özkan, TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın, Hâkimler ve Savcılar Kurulu bütçesi üzerine, AK Parti Grubu adına konuşma yaptı.

Özkan’ın konuşmasından satır başları:

“Vesayetçi Yargı Anlayışını Yıktık”

Hâkimler ve Savcılar Kurulu bilindiği üzere yargı teşkilatının yönetimi ve denetimini gerçekleştirir. Eğer Hâkimler ve Savcılar Kurulunu konuşuyorsak geçmişteki yargı vesayetini mutlaka iyi idrak etmemiz gerekir. Yargı vesayeti nedir, vesayetçi yargı nedir, bunu anlamak için son on beş, yirmi yıllık süreçte yargıda yaşadığımız tartışmaları analiz ettiğimizde doğru yola, doğru sonuca varacağımıza inanıyorum.
Vesayetçi yargı, darbecilerle, darbe anayasalarıyla şekillenmiş yargı demektir. Vesayetçi yargı, millete hesap vermek yerine darbecilerin kurmuş olduğu statükoyu koruyan yargı demektir. Tarafsız, bağımsız, adil yargı ilkelerine uygun yargılama yapmak ve adalet dağıtmak yerine statükoyu korumaktır. İşte, onun için demokratik denetime açılması gerekiyordu. Demokratik denetime açılmış, millet nezdinde meşruiyeti olan bağımsız ve tarafsız yargıyı sağlayabilmek için, işte yüce Meclisin duvarında yazdığı gibi “Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir.” anlayışına uygun olarak vesayetçi yargı anlayışını yıkarak, milletin yargısını inşa ettik.

“Geçmişte Yargı Adalet Dağıtmıyordu”

AK PARTİ hükûmetlerinden önce de var olagelen vesayetçi yargıyla mücadele, tüm hükûmetlerin temel meselesi olmuştur. Dünden bugüne tüm hükûmetler vesayetçi yargıyı, demokratik meşruiyete sahip adil ve tarafsız yargı hâline getirmek için mücadele ortaya koydular.
Bakınız, geçmişte yargı adalet dağıtmıyordu, yargıya olan güven tabana inmişti. Her açılan yüz davanın maalesef yarısına yakını beraatla sonuçlanıyor, vatandaşlar haksız yere töhmet altında bırakılıyordu. İşte, 1990’lı yıllarda siyasi suikastlarla, toplumsal olaylarla yargı üzerinden toplumu ve bireyi belirlemek ve belirli bir prototip üzerinden Türkiye’yi yönetmek isteyen çevreler, yargıyı kullandılar ve yargının o dönemdeki kararlarına bakın; davalı-davacı, sanık-müdahil, hiç kimsenin tatmin olmadığı kararlarla bu milleti karşı karşıya getirdiler. Sözde “Millet adına karar veriyoruz.” dediler, Türk milleti adına ancak taraflı, bağımsız olmayan, statüko yanlısı, darbe zihniyetli statükoyu koruyan bir anlayışla yargılama yapageldiler.

“Yaptığımız Düzenlemelerin Tek Bir Gerekçesi Vardı, O Da Bağımsız ve Tarafsız Yargıyı İnşa Etmek”

İşte, onun için yapmış olduğumuz tüm reformlarımızın -tabii ki beş dakikaya sığması mümkün değil- ve yapmış olduğumuz anayasal ve yasal düzenlemelerin tek bir gerekçesi vardı, o da bağımsız ve tarafsız yargıyı inşa etmek. Bizim köklü bir geleneğimiz var, medeniyet değerlerimiz var ve modern dünyanın da geliştirmiş olduğu, Avrupa Konseyi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye’yle ilgili vermiş olduğu kararlar var. Gelişmiş demokrasiler var, meşruiyeti yüksek olan yargı kararlarının gerçekleştiği ülkeler var. Tüm bu ülkeleri örnek aldık ve yapmış olduğumuz anayasal ve yasal reformlarla, Hâkimler ve Savcılar Kurulunu bugünkü demokratik meşruiyetine getirdik.

“Bugün, Yargımız Nezdinde Milletimizin Büyük Bir Güveni Var”

İnşallah, Mecelle’de yazdığı gibi, ne diyordu Mecelle’de: “Tarafsız olacak, hâkim hakim olacak, mekin olacak, metin olacak, fakih olacak, âlim olacak, selim olacak.” Elhamdülillah bugün, yargımız nezdinde milletimizin büyük bir güveni vardır. Bunu çok daha ilerilere götüreceğiz. Örnek alacağımız müktesebatımız var, tarihsel zenginliğimiz var. Diğer taraftan, gelişmiş demokrasilerin yargı kurumları var. Avrupa Konseyinin üyesi ülkelerin düzenlemeleri var. İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu kararlar da yapmış olduğumuz reformları doğrulamaktadır.

“Yargımız, Milletimizin Adalet İhtiyacını Karşılayacak”

İnşallah, bugüne kadar yapmış olduğumuz reformlarla yargı teşkilatımız, çok daha demokratik, çok daha millet nezdinde güveni tesis eden bir anlayışla geleceğe yürüyecek. Eğer bir sabitemiz varsa bunu beraber ortaya koyalım. İşte, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi olması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ve vermiş olduğu mahkeme kararlarının gösterdiği istikamette milletimizin adil, tarafsız ve bağımsız yargı ihtiyacını karşılayacak bir anlayışla, gelinen noktada inşallah yargımız, milletimizin o ihtiyacını karşılayacaktır.

“2018 Bütçemiz Hayırlı Olsun”

İnşallah, 2018 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bütçemizin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyor ve ülkemizin aydınlık, adil, tarafsız ve bağımsız bir yargıyla geleceğe yürümesini yüce Allah’tan niyaz ediyor, sizleri saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Share
323 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?